ads slot

Yeni Yayınlar:

Nasıl Kilo Verilir Nasıl Zayıflanır

Beni yakından tanıyanların başlığı okuduğu zaman nasıl kilo verileceğini sen mi yazıyorsun dediğini duyar gibiyim. Yıllardır 15-20 kg fazla ile dolaşıyorum çünkü. Ama olsun nasıl kilo verileceğini biliyorum sonuç olarak. Bu dönemin sonunda Ziraat mühendisi oluyorum inşallah. Yani hücreden, karbonhidrattan, mineralden, proteinden, sindirim sisteminden vs. anlarım biraz.

Maalesef günümüzün en büyük problemlerinden birisi obezite, obezite yoksa bile fazla kilolar. Herkesin başı dertte fazla kilolarıyla. Kilolu olmayan birinin kendisini görüp göbeğine vurarak ne bu göbek demese kilo vermek isteyeceğimiz de yok :) Neyse gelelim nasıl kilo verilir neden kilo alınır konusuna.


Şimdi efendim önce biraz zencefili alıp, maydanozla kaynatıp içine turp sıkıp soğan kabuğundan süzdükten sonra biraz bal biraz kefir ekleyip... Yok öyle bir şey :) Şunu bilmeniz gerekir ki bir şey yeyip içmek suretiyle kilo vermek belki Cennette olabilir ama Dünya'da maalesef pek mümkün değil. Bu tariflerin tamamı ya mesleği gereği bir şeyler söyleyip para kazanması gerekenlerin reçeteleri, ya vatandaşın saflığından yararlanarak zayıflama ürünleri satmak isteyenlerin palavraları ya da boğazına hakim olamayan ve hareket etmekten ödü patlayanların sığınağından başka bir şey değil. Düşünsenize herhangi bir bitki yağ yakmaya yardımcı olacak olsaydı o bitkiyi dünya devi ilaç firmaları alıp hap haline getirmezler mi? Doktorlar da şu hapı için zayıflayın demezler miydi? Hiç kuşkusuz yaparlardı. Ama dikkat ederseniz hiç bir büyük ilaç firmasının böyle bir ilacı yokken tüm zayıflama ürünleri hapları gıda takviyesi adı altında şarlatan firmalar tarafından piyasaya sunuluyor. Yani goji berry (kurt üzümü), altın çilek yiyerek, maydanoz suyu içerek, kan grubunuza göre beslenerek, insta diyet midir nedir onu yaparak ve buna benzer komik yöntemlerle kilo veremezsiniz. Diyelim ki verdiniz ömür boyu goji berry mi yiyeceksiniz yoksa her sabah maydanoz suyu mu içeceksiniz? Böyle boş işlerle zamanınızı, paranızı, umutlarınızı ve azminizi boşa harcamayın.
Ben size önce neden kilo alınır onu anlatıyım sonra nasıl vereceğimizi de anlatırım. Besin maddeleriyle aldığımız karbonhidratlar vücut faaliyetlerini sürdürebilmek için kullanılmak üzere enerjiye çevrilir. Bu enerji vücut sıcaklığının dengelenmesi, kan dolaşımı, sindirim faaliyetleri, beyin fonksiyonları, hareket etme gibi işlerde kullanılır fakat vücudun harcadığından fazla enerji alınmışsa vücut bunu ilerde ne olur ne olmaz diye yağa çevirerek özellikle adipoz dokularda (bel çevresindeki yağlar), böbrek ve bağırsakların çevresinde, karaciğer çevresinde saklar. İşte fazla kilo dediğimiz şey de ilerisi için saklanan bu yağlardır. Daha sonra enerjiye ihtiyaç duyduğu zaman önce hazırda yağa çevrilmemiş karbonhidratları harcar yetmezse bu yağları yakar. Böylece kilo verilmiş olur. Onları da erittiği halde hala enerjiye ihtiyaç varsa proteinleri yakmaya başlar ki bu çok tehlikeli bir durumdur. Hiç İstenmez.

Kilo almak ile para biriktirmek birbirine çok benzer. O yüzden nasıl kilo verileceğini para biriktirme örneğiyle pekiştirerek anlatacağım. Bir kişinin geliri giderinden fazla ise o kişi para biriktirebilir ve zengin olur. Yok gideri gelirinden fazla ise o zaman para biriktiremeyeceğinden giderek fakirleşir ve iflas eder. Gelir gider birbirine eşitse o zaman da durumunu korur. Zenginleşmek isteyen bir insanın yapacağı üç şey vardır. Ya gelirini artırmak, ya giderini azaltmak ya da her ikisini birden yapmak. Tıpkı bunun gibi de kilo vermek isteyen kişinin yapabileceği üç şey var. Ya hareketleri artırarak enerji harcamasını artıracak, ya karbonhidrat alımını azaltarak yağ yapımını azaltacak ya da her ikisini birden yaparak daha hızlı kilo verecek. İstediği kiloya geldiği zaman da gelir ve giderini birbirine eşitleyen kişi gibi enerji harcamasıyla kalori alımını eşitleyerek kilosunu koruyacak. Hem karbonhidratı azaltıp hem de hareketi artırmadan sadece birini yaparak kilo vermek mümkün ise de çok zordur. En sağlıklısı ikisinin bir arada olmasıdır. Ama ikisinden biri yapılamıyorsa battı balık yan gider diyerek diğeri terk edilmemelidir. Yapılacak en küçük değişiklik en küçük hareket bile size mutlaka fayda sağlayacaktır. Nasıl ki damlaya damlaya göl oluyor para birikiyorsa az az yapılan hareketler bile yavaş da olsa kilo vermeye yardımcı olur. Bu kadar işin mantığını anlattıktan sonra gelelim pratiğe. En ideal yöntemden hiç yoktan iyidir yöntemine doğru yapılması gerekenler şöyle sıralanabilir. Benim gibi evden işe işten eve giden hemen hemen hiç hareket etmeyen, iştahı da açık birine göre anlatıyorum.

En ideal kilo verme yolu:
Her gün bir kibrit kutusu kadar peynir, bir köfte... :) Tabi ki de değil. Bu tarifler de asla uygulanabilir değil. Yapılacak ilk şey kilo vermeye karar vermek, yapabileceğine inanmak ve iradeli olmaya söz vermek. Şimdi yemek masasına oturduk. Ekmeği, yemeği ortadan yemeyeceğiz. Onun yerine kendi tabağına yemen gerektiği kadar yemek ve bir miktar ekmek alıp ben bunları yiyeceğim bitince başka bir şey yemeyeceğim diye karar alacağız. Aksi halde ne kadar yediğimizi bilmeden yemeği ve ekmeği çok fazla tüketiyoruz. Bunlar bittikten sonra henüz doymamış bile olsak başka bir şey yemiyoruz. Böylece vücudumuzun alışık olmadığı şekilde çok az beslenerek vücudu koruma veya kıtlık moduna geçirmemiş oluyoruz. Bir kişi çok açken sadece bir poğaça yese ve 20 dakika beklese karnının doyduğunu hisseder. Çünkü doyma sinyalleri beyne hemen gönderilmiyor. Biraz bekleyince doyduğunuzu anlıyorsunuz. O zamana kadar yedikleriniz de yanınıza kar kalıyor. Aç karnına spor yapmıyoruz. Çünkü aç karnına spor yapınca iyice acıkıp daha fazla yemek yeriz ve emeğimiz boşa gider. Günlük ortalama 20-30 dakika hızlı tempoda yürüyüş veya koşu yapıyoruz. Çekebildiğimiz kadar mekik çekiyoruz ki karın kaslarımız biraz sertleşerek karnımız içine çekilsin. Ama bundan fazla değil. Mümkünse markete, yakın yerlere yürüyerek veya bisikletle gidiyoruz. Otobüsten hiç olmazsa bir durak önce inerek yürüyoruz. Asansörü, yürüyen merdivenleri mümkün olduğunca kullanmıyoruz. Karnımızı çekerek yürümenin de kasları terbiye etmeye faydası olur. Şekerli ve unlu gıdaları çok az tüketiyor onun yerine sebze ve tahıl ağırlıklı besleniyoruz. Bu arada karbonhidratı azaltınca onun yerine fazla et yemiyoruz. Hani paramız varsa bile yemiyoruz :) Aksi halde fazla protein de sağlığa zararlıdır. Aslında herşeyin fazlası sağlığa zararlıdır. Sporun ve hatta suyun bile...

Ben bunları yapamam daha kolay yolu yok mu derseniz:
Üç kuruşa beş köfte olmaz ama iki köfte olur. Yani yukarıdakilerin hepsini uygulayamaz ama birazını uygularsanız o zaman çok değilse de yine kilo verebilirsiniz. Bu yöntemde yiyecekleriniz bilinçli şekilde azaltamıyorsunuz onu yerine yemeğinizden çalıyorsunuz. Mesela bir oturuşta yarım ekmek yiyorsanız bazan yarım ekmekten bir dilim az ekmek yersiniz. Çaya iki şeker atıyorsanız ara sıra bu sefer de böyle olsun deyip bir şeker atar veya hiç şeker atmazsınız. Özel olarak koşmazsınız ama hiç olmazsa ara sıra yolunuzu uzatırsınız. Bu sefer asansöre binmeyeyim dersiniz. Oturduğunuz yerde ellerinizi kollarınızı sallarsınız.

Bunları da düzenli olarak yapamıyorsanız yatmaya göre oturmanın, oturmaya göre ayakta durmanın, boş durmaya göre bir şeylere kafa yormanın düşünmenin bile daha fazla enerji harcattığını bilin. Hiç olmazsa üç beş gram yağ yakarsınız: )

Bu aktif yöntemlerin dışında yağ yakmaya yardımcı bazı pasif yöntemler de var ki bunları da göz ardı etmemek gerekir. Bunları da şöyle sıralayabiliriz:
-Yağlar oksijenle yanar. Bu da demektir ki bol oksijen yani temiz hava daha fazla yağ yakmak demek.
-Vücutta en çok enerji vücut sıcaklığını sabit tutmak için harcanır. Yani dış ortam vücuttan soğuksa vücudu ısıtmak, sıcaksa vücudu soğutmak için. Buna göre hastalanmayacak kadar olmak suretiyle soğukta değil ama biraz
serin bir ortamda durmak çok ciddi kalori harcatır. Aynı şey sıcak ortam için de geçerli.
-Mümkün olduğu kadar endüstriyel gıdalardan uzak durun. Endüstriyel olan yani fabrikada üretilen her gıda daha lezzetli olması için mutlaka daha yağlı, daha şekerli ve daha tuzludur. Üstelik ne yağları, ne şekerleri ne
de tuzları evde tükettiklerimizle aynı değildir çok zararlıdır. Bu gıdaların çoğunun kanserojen olması da cabası.
-Yemeği iyi çiğnemeden yutmamalıyız.
-Hareketlerin yani enerji tüketiminin en aza indiği akşam saatlerinde mümkün olduğu kadar az yemeliyiz.
-Meyveleri suyunu sıkarak değil normal yemeliyiz. Bir kişi normalde bir portakal yerken, bir bardak sıkma portakal suyu en az 2-3 portakaldan çıkar. Bu da 3 kat fazla meyve şekeri yani enerji demektir.


Yazacaklarım şimdilik bu kadar. Bu yazıyı yazarken umarım çok kalori harcamışımdır. Görüş ve düşüncelerinizi paylaşabilirsiniz. Sağlıklı, fit, huzurlu günler dilerim. Kalın sağlıcakla.
Google Plus'da Paylaş

Hakkında Hidayet Çalışkan

Meteorolog, Zooteknist Ziraat Mühendisi, Bilgisayar Programcısı, Elektronik ve gömülü sistemler meraklısı, Ünsüz bir düşünür
    Blogger Yorumu
    Facebook Yorumu

3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Adavital Kapsül ile sağlıklı bir şekilde fazla kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Böylece fit ve düzgün bir vücuda sahip olabilir özgüveninizi tazeleyebilirsiniz.

    YanıtlaSil